Tartışmaları önlemek için sen yerine ben demek

0
834
Tartışmalarda sen yerine ben demeliyiz

Herhangi birisiyle tartışırken sen yerine ben demeyi öğrenmeliyiz.

Tartışmalarda sen yerine ben demeliyiz

Ancak buradaki “ben” diyiş bencilce bir “ben” deme şeklinde değildir. çok yaygın şekilde, her yerde anlatıldığı üzere “sen dili” yerine “ben dili” kullanmak, bencillikten ziyade karşıdaki kişinin savunma mekanizmalarını devreye almasının önüne geçer.

çünkü, sen dili:

1. suçlayıcıdır.
2. davranıştan çok kişiliğe yöneliktir.
3. kişiye anlaşılmadığını hissettirir.
4. yeniden konuşma isteğini engelleyicidir.
5. neye kızıldığının anlaşılmamasına neden olur.
6. kişiyi incitir, kırar.
7. kişinin direnmesine, yani savunucu iletişime neden olur. savunucu iletişim ise iletişimin içerik düzeyinden ilişki düzeyine geçmesine, ilişkinin bir savaş, bir kazanma sorununa dönüşmesine neden olacağı için öğretimin asıl amacına ulaşmasını engelleyecektir.

halbuki ben dili:

1. savunmaya itmez.
2. suçluluk hissettirmez.
3. duygunun nedeni anlaşıldığı için iletişim sağlıklı olur.
4. ben iletisi alan kişi başkalarını düşünmeyi de öğrenir.
5. yakınlaşmayı sağlar.
6. anlaşmazlıkları azaltır.
7. konuşan kişiyi rahatlatır

farklı durumlar için örnekleyelim:

arkadaşınızla bir konuda anlaşamadınız, diyebilirsiniz ki “senin yüzünden gitmedim oraya, şimdi de telefon açıp diyorsun ki ben gelemiyorum, mal mısın?”

hooop hemen açıklamalar gelmeye başlayacak, belki işin sonu kavgaya uzanacak.

ancak derseniz ki “aslında buluşmak için ektiğim bir randevu var, ve şimdi söylediğin üzere gelemezsen o randevuya gitmediğim için vicdan azabı çekeceğim”, o zaman karşıdakini suçlamak yerine kendi durumunuzu açıkladığınız için karşıdakini suçlamadan düşünmeye itmiş oluyorsunuz.
iş yerinden örnek verelim:

“arzu bu işler niye bitmedi hala? neden yetiştiremedin? müşteri bekliyor, sen bu işleri yapamayacaksan niye oturuyorsun orada?”

demek yerine

“arzu müşteri bugün işlerin bitmesini beklediği için bitirebilirsen çok sevinirim, müşteriye mahçup olduğumuzda bir daha bizimle iş yapmayabileceğini düşünüyorum, böyle olursa üzüleceğimi hissediyorum.” demek arzu’nun motivasyonuna ilk cümleden çok daha fazla katkıda bulunacaktır.
ilişkiye gelelim:

“gitmeyeceksin oraya. gidersen ağzına sıçarım senin. sözümden çıkmayacaksın, salak mısın sen düşünmüyorsun oraya gidince ne olacağını?”

bak bunu de, çok seviyorsa bir gitmez iki gitmez, üçüncüsünde yalan atıp gitmezse ya da siktiri çekmezse ben de bir şey bilmiyorum.

“oraya gittiğin zaman kafamda soru işaretleri olacak, bu da beni düşünmeye itecek ve rahatsız edecek. bunun bize zarar verebileceğini düşünüyorum ve bu şekilde huzursuz olmam beni sıkıntıya sokacak.”

burada karşıdaki kendisinin suçlanmadığını anladığı için hırçınlaşmayacak ve seninle daha sakin bir şekilde konuşarak konuya çözüm arayacak, belki de empati yaparak aslında haklı olduğunu görerek gerçekten yaptığı hareketin mantıksız olduğunu algılayarak sana karşı da hiçbir negatif his duymadan ilk senaryonun tam aksine kendisinin hatalı olduğunu farkedip hiçbir iç huzursuzluğu olmadan o hareketi yapmayabilecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here