cellad-ı aşk

0
96

 

 

 

hatırlıyorum bana en son ” unutma bir insanı bir defa seversin sonra o insan kendinden nefret ettirir sonra ateş olup yansa içini öncekinin binde biri ısıtmaz sadece yanışını izlersin çünkü bunun olmaması için çabalayışını o aynı o şekilde izlemiştir ağlayışını haykırışını duymamış görmemiştir ” demiştin…
bakiremsihayatlarda seçenek çok olduğu içininsanlar karar vermekte zorlanıyor gibi.
kitabı daha yazılmamış yazarlar gibiyim kimse duymamış ama hayranı çok.
hatıraları yaşanılası dünyalar için kaydetmiş mişli zamanlarda misal-i takvimlerde harcıyormuşcasına çıldırıyorum senin ıslak dudakların da buluşmak için.
zemher-i çamurlar da batıyorum çıkmamak için bir serüven sürdürmek istememişcesine.
affetmek sevgiye dair di sen beni affet ama sırf beni sevmeye devam et diye sev
mesela kordon da benim için bir çay iç
meselaa sazova da bardak mısır ye
ankarada kokoreç ye
istanbul da bizim için rakı iç ama çay bardağın dan iç , içdikçe sarhoş olma kendı acılarına değil devamını getiremediğimiz yaşanılası hayatları yaşatamadığımız için iç.
bir gün öğrenmeyim öldüğünü , ya da bir gün öğrenmeyim beni tekrar sevdiğini kendi halin de çelişkiler için de olan adamı bir mübdezel gibi sevme isterim çünkü; ardışık sevgilere muhakeme kuramayan bir ceset gibiyim şimdi.
aşk kokuyorum ama diriyim , gözlerim açık ama ölüyüm , görüyorum ama körüm , seni seviyorum ama sevmiyorum da…
uyuduğun da terlediğin zamanları nı hatırladım bir sanıye de olsa sen çorablarını çıkartır ben tekrar giydirirdim sırf üşüme diye değil , sırf terleki terini terim ile seveyim diye.
şimdi neden gittin diye her saniye soruyorsun kendine bana duvarlara.
ben kendime bile yargıçlık yapamazken sana senin olan sevgine nasıl mahkeme kurup zindanlar dan kurtulmanı bekleyebilirdim ki.
ben senin yerine girdim zindanlara hadda o gün de gelin oluşunu izler durdum.
bir sigara yaktım hasretime , açtım cengiz baba dan dinledim gelin ayşemi.
sırf iktidarıma saltanat katacağım zaman-i duygular da kalmanı istemediğim den ötürü istedim seni aslın da yoktun çehrem de süzülen göz yaşlarım da.
bir adam istermiydi erkekliğini bir kadına kanıtlayacağı zaman ayrılmak.
ben sana adamlığımı kanıtlayamadan gittim aslın da erkekliğimi sünnetim de kanıtladım askere gittim insanlığımı kanıtladım da bir sende tutmadı adamlığım aslın da.
korktum babam gibi olmaktan korktum aslın da çekimser davrandım hayata.
sana gelincede benim gözyaşımın kanlı dolunaylar da harcadığı performansı sen ayrıldığımız ilk gece harcamıştın ben sana yetişmek için ağlıyorum ama sırf adamlığımı kendıme kanıtlamak için ugrasmıyorum sana son bır sefer daha erkeklıgımı kanıtlamak ıcın aglıyorum. bakma erkeklerde aglar ya bir kadını ağlattıgın da yada bır kadın ıle sabahlara kadar sevıstıkden sonra şafak harekatı gibi gıttıkten sonra.
öykülerim torunlarınıza örnek olması dileği ile ayrılıyordum aranız dan sırtım da binden fazla yük ile evine misafir olamazdım diyemem insanoğluna.
sevdim sevişmelerini sabah ereksiyonu gibiydi duygularım ama sana anlatamadım sırf geceleri aynı yatağa girdiğimi kadınlara anlattım seni sırf dertleşmek için.
artık sevişmeleri tad vermeyince kuşkulandım kendimden artık sevmiyormuyum seni diye.
ama olan benim hasta lık lı ruh halime denk gelen bir hastalıkmış aslın da olan biten.
yasını yastığım la tutuyorum artık.
seni hatırlatan şehirlerden geçiyorum her gün cumhuriyet caddesinin dili olsa da konuşsa diye tren rayların da sek sek oynuyorum şimdi.
her gün ekmek almaya giderken şortla gitme diye ısrar ettiğin o ekmekçiye gidiyorum 1 ekmek alıyor suya bana bana içiyorum şimdi.
sokaklar seni anlatıyormuş gibi aslın da olan seni bana değil seni sokaklara anlatan beni görüyorum.
bu bir tutkumu yoksa takıntılı olduğum benmi sana getiren şairi yoksun şiirlerde buluşmak içinmiydi çabalarım.
misafir olayım odalarına dermiş gibi bakıyorum asfalta çünkü evine beni misafir edecek ne bir kadın kokusu var artık ne de yatabileceğim bir çamurumsu toprak esintisi.
rüzgar bile konuşmuyor benimle , derdim ya ben uzaktada olsam bir rüzgar estiğin de seni bana getirir diye artık oda getirmiyor konuşmuyor benimle.
sonunu bilmediğim serüvenin hikayesini bilmediğim anılarımı anlatır oldum sokak köpeklerine.
onların merhameti yaşatıyor beni artık.
onlar dinliyor konuşmasalar da hatalarımın hatalı günahlar olduğunu biliyorlar ama şunu bilmiyorlar.
” SEVİŞMEDEN GÜNAH ÇIKARTAMAZSIN ”

Bir Cevap Yazın